Stockholm: Dünyanın En Uzun Sergisi

İtiraf etmeliyim ki Avrupa’da görmeyi en çok istediğim şehirlerin başında geliyordu Stockholm!


Stockholm’den herkese kocaman selamlar!
İtiraf etmeliyim ki Avrupa’da görmeyi en çok istediğim şehirlerin başında geliyordu Stockholm! Gerek doğası ve mimarisi, gerek bu kadar kuzeyde oluşu, gerekse öğrencilik yıllarımdan beri duyduğum o inanılmaz metro istasyonlarından dolayı! Sonunda ben de, neredeyse 1 tam günümü ayırarak tüm sanatsal istasyonları gezmeyi başardım ve buraya neden Dünya’nın en uzun sergisi dediklerini çok iyi anladım 🙂
Haydi gelin belli başlı istasyonları, konseptleri ve tarihlerini de hatırlayarak birlikte gezelim.

1517311278761.png

Öncelikle metro istasyonlarını gezmeye başlamadan önce işinize yarayacak birkaç faydalıbilgi vermek istiyorum:
– Kaç gün kalacağınıza ve bu süre zarfında toplu taşımaları ne sıklıkla kullanacağınıza bağlı olarak24 saatlik veya 72 saatlik biletler alabilirsiniz;fiyatları 120 SEK ile 240 SEK’di biz alırken.. Bu fiyatları, SEK’in İsveç Kronu, 1 SEK ‘in de 1 Euro’dan ortalama biraz daha fazla olduğunu düşünerek hesaplayabilirsiniz; bizim yaklaşık yarım günümüzü almıştı bu yeni para biriminealışmamız 🙂

– Otelinizden veya birçok yerde karşınıza çıkacak turist ofislerinden bir metro haritası edinebilirsiniz. İnternetiniz varsa metroda da çekmeye devam ediyor bizden farklı olarak fakat yine de haritadan işaretleyerek gezmenin tadınıasla telefonlardan bakarken bulamıyorum.

1517311294570.png

İlk durağımız Radhuset istasyonu. 1975 yılında inşa edilen ve mavi hatta konumlanan istasyonun konsepti, tüm istasyonu kaplayan kayalarla kaplı doğal bir mağara görünümü yaratılarak oluşturulmuş. Kurgulanan ışıklandırma sistemi de bu etkiyi daha belirgin kılmakta.

Geldik 3 hattın birleştiği, metroya indiğinizde bir şekilde mutlaka yolunuzun düştüğü istasyona: T- Centralen; yani Merkez istasyon. Stockholm’de Avrupa’nın diğer ülkelerinden farklı olarak metro totemi “M” yerine “T”; yani Tunnelbana’nın T’si kendisi.. Bu sebeple bu istasyonun adı da T-Centralen; yanimetro’nun merkezi gibi 😉 1957’de açılan istasyon, kendine özgü konseptiyle bir görenin aklından bir daha çıkmıyor; günde kaç kere kullanırsanız kullanın, insanın kafasını kaldırtıp baktırıyor kendine..

1517311307346.png

Tüm hatların kesişim noktası olan bu istasyonun konsepti de aslında, 100istasyonundan ortalama doksanındasanatsal bir çalışma yapılmış olan metro hattında 1950’lerden beri süregelen bu sanat çalışmalarının illüstrasyonlarından ortaya çıkmış; duvarlarda, tavanlarda çalışan ustalar, sanatçılar, kurulaniskeleler, istasyonun duvarlarını süslemekteler hala…

Bazı istasyonlarda da bu simgesel çalışmalar yalnızca peron katında, iki peronu birbirine bağlayan bağlantı tünellerinde gerçekleştirilmiş… Bunların arasında en güzel örneklerden biri Stadionistasyonu. Rengarenk gökkuşağını yeraltına taşıyan istasyon, 1973 yılında Stockholm Olimpik Stadyumuna ithafen tasarlanmış.

1517311324070.png

Solna Centrum istasyonu, Stockholm’ün yeraltındaki sönmeyen ateşi gibi; her daim canlı ve sıcak! 1975’te açılan istasyon, Dünya’nın en güzel metroları arasında gösteriliyor. Ben de, yaklaşık 6 yıllıkmetro projesi deneyimimle birlikte artan ilgimden dolayı merakla gezdim tüm bu istasyonları. Ve gerçekten hissettiğim duygu ‘neden biz yapamıyoruz?!’ oldu… Bakın 1950’lerden bahsediyoruz, yanibundan yaklaşık 65 yıl öncesinden… Bir ülkenin böyle bir istasyonu tasarlayabilecek vizyonununolması muazzam bir şey gerçekten…

1517311351391.png

Her duvarında bir hikaye, her istasyonunda bir anlam var bu şehrin yeraltında… Saatlerce sıkılmadan gezip, her istasyonda durup sakin sakin fotoğraf çekildiğin, Dünya’nın öbür ucundan sırf bu istasyonları gezmek için gelen tursitlerin olduğu metro hatlarının yanında bizimkiler maalesef, yalnızca en hızlı şekilde, koşarak, yarışarak, hatta birbirimizi itip kakarak geçtiğimiz, kullandığımız, sadece “ulaşım” amaçlı kullandığımız ve bu yüzden tasarımına çok da önem verilmeyen hatlar olarak kalıyorlar… Üstelik çok da değil geçmişimiz; yanlış bilmiyorsam birkaç ana hat dışında işin asıl ciddiyetine anca 2008’den sonra varıldı ve anca son birkaç yıldır yenilikçi ve modern tasarımlar hayatımıza girmeye başladı… Şimdilerde bu gidişatın değişmeye başladığınıhissettiren bir gelişme mutlu ediyor bizi aslında; projesinde benim de yer aldığım ve yapımı hızla devam eden İstanbul Dudullu-Bostancı metro hattı, mimarisiyle ITA Uluslararası Tünelcilik Ödüllerinde ikinciliğe layık görüldü! Umalım ki gezmekten zevk alacağımız, keyifle yolculuk edebileceğimiz daha nice metro hatları ve istasyon projeleri girer hayatımıza önümüzdeki yıllarda…

Tabii ki bana ayrılan sayfalara tüm gezilerimizi sığdıramadım yine; ama önümüzdeki ay devam etmek üzere şimdilik veda ediyorum.. Yepyeni bir yılda, yepyeni mutluluklar, umutlar ve geziler sizinle olsun şimdiden!

Hoşçakalın!

1517311365844.png

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

giriş

Don't have an account?
kaydol

şifre sıfırla

Back to
giriş

kaydol

Back to
giriş
Tür Seç
Kişilik Testi
Kişiliğin hakkında sonuçlara varılan birkaç seri soru
Bilgi testi
Genel kültürü test edebileceğin bir seri soru
Hikaye
Resimli ve metinli içerikler
Liste
Klasik sıralı liste içeriği