AYIN ROPÖRTAJI: Özge Bezirci ile Şekersiz 21 Gün

Bu ay, dergimizin çok değerli yazarlarından, Diyetisyen Özge Bezirci ile, hayatı,diyetisyenlik serüveni, alışkanlıkları ve yeni çıkan kitabı...


Herkese merhaba! Bu ay, dergimizin çok değerli yazarlarından, Diyetisyen Özge Bezirci ile, hayatı,diyetisyenlik serüveni, alışkanlıkları ve yeni çıkan kitabı ‘Şekersiz 21 gün’ hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Şimdiden keyifli okumalar ?

Özge merhaba! Öncelikle kitabın hayırlı olsun demek istiyorum, umarım herşey hayal ettiğinden bile daha mükemmel olur çünkü gerçekten tanıdığım kadarıyla o kadar tatlı ve pozitif bir insansın ki! ? Biz seni bir yılı aşkın bir süredir dergimizin diyetisyen yazarı olarak tanıyoruz, ama bunun yanında bugüne gelene kadar kitabında yazdığın, hayalleri ve hedefleriolan o liseli Özge’den başlayalım istersen; kimdir Özge Bezirci?

Merhaba ? Öncelikle Bi Kutu Mutluluk ailesininuzun süredir bir parçası olduğum için çok çok mutluyum. Her ay farklı konularla Bi Mutlu Dergi’de yer almak benim için müthiş bir keyif, çok teşekkürler, sizler de inanılmaz pozitifsiniz ve bence bu her ay okuyucularımıza da fazlasıyla yansıyor. 1990 yılında Konya’da doğdum ve üniversite dönemine kadar Konya’da yaşadım. Çocukluğumdan itibaren sebzelere ve sağlıklı besinlere olan düşkünlüğüm, ailemin dikkatini çekmişti. 5 yaşında kreşe giden bir çocuğun en sevdiği yemek pırasa ve lahana olur mu, oluyormuş ?

Ablam ve kardeşim benim aksime abur-cubur vepaketli ürünleri fazlaca tüketirken, ben keçiboynuzu ve iğdeye bayılıyor ve annemin yaptığı kayısı pestillerini atıştırmalık olarak yiyordum. Yani o zamanlardan bir tuhaflık olduğu belliymiş aslında. Hiçbir zaman çok zayıfolmamakla birlikte, ilkokul döneminde 2 yıl devam ettiğim bale kursu ile birlikte hayatım değişti diyebilirim. Lise döneminde meslek seçimi aşamasında hayalim hep beyaz önlüktü. Yani “ben mutlaka sağlıkçı olmalıyım” diyordum hep ve çok şükür ki gerçek oldu. Kimya, biyolojive insan sağlığı konularına hep ilgim vardı. Hatta Lise 2.sınıfta kimya dersinde “kalori/ kcal/ enerji’’ konularını işlerken, “Hocam, kaç kalori 1 kilograma eşit?’’ şeklinde bir soru sorduğum için kimya hocam tarafından azarlanmış ve “Kalori kiloya çevrilmez evladım’’ cevabını almıştım. Neyseki yıllar sonra öğrenecektim ki, yaklaşık 7000 kalori 1 kg’a eşitti ? Lise yıllarım, bana olmak istediğim mesleğin temellerini kazandırırken aynı zamanda aşık olup evleneceğim insanı ve şuanki en iyi arkadaşlarımı da kazandırmıştı.

15 yaşlarında, hiçbir paketli abur cuburyemekten hoşlanmaman ve bu bilince oyaşlarda ulaşmış olman, gerçekten ne kadar doğru bir yol seçtiğini gösteriyor aslında bize… Bu noktada ailenin de seni ne kadar doğru yönlendirdiğini de söylemek yanlış olmaz sanırım?

Evet, aslında bu konularda aile çok önemli. Annem ve babam beslenmelerine hep çok dikkat ederler. Bir akşam ağır bir yemek yiyince, ertesi gün hemen dengelemeye çalışırlar. Mümkün olduğu kadar yürüyüş yapmaya dikkat ederler.Babamla saatlerce besinlerin faydalarıyla ilgili konuşabilirsiniz, çok araştırır.

Annem baharatlarımızı evde kurutur, reçel- pestil-turşu-domates sosları-yoğurt hep ev yapımıdır. Kilolarına her zaman dikkat ederler ve yıllardır aynı kilolarını korurlar. Yeme düzeni ailede başlıyor ama sonrası da çok önemli. Her çocuk farklı bir karakterle doğuyor ve benim aksime ablam ve kardeşim tatlıya ve şekerli besinlere çok düşkünler. Aynı ailede aynı ortamda büyümemize rağmen tıpkı dış görünüşümüz gibi, karakterlerimiz ve beslenmealışkanlıklarımız da farklı olabiliyor ve bugerçekten çok ilginç bir durum aslında.

Gelelim Üniversite yıllarına.. Bir bloğun var o dönem, İnstagram henüz hayatımızın ortasında değil tabi ? Bu dönem, bloğunda nelerpaylaşarak başladın yazmaya?

Üniversite 1.sınıfta henüz doğru düzgün teknik bilgim yokken bir blog sayfası açtım. İlk başta ismi “Pembe diyet”ti, sonra “Diyetin Özü” olduve şuanda son hali ile adımı soyadımı aldı ? Yazma tutkum her zaman vardı aslında, umarım hep devam eder. Konuşmaktan çok yazarak kendimi daha iyi ifade edebildiğime inanıyorum, bir anlamda terapi gibi geliyor. Üzüntülerimi, sevinçlerimi, mutluluklarımı, mutsuzluklarımı yıllarca hep günlüklere yazdım, hepimizyazmışızdır. Ben hala da yazıyorum. Sırf blog sayfamda yazmak için araştırmalara başladım, beslenmeyle ilgili her türlü kaynağı ve kitabı okumaya başladım. Aslında şuanda kitabımda dayoğun şekilde bahsettiğim beslenme vemotivasyon ilişkisiyle ilk o yıllarda ilgilenmeye başladım. Sonrasında 2.sınıfta örnek aldığım diyetisyenlerin yanında gönüllü stajlara başladım. Staj çıkışlarında büyük marketlere gidip etiket okuyor ve ürün karşılaştırmaları yapıyordum. İlk şekersiz tariflerimi de o yıllardaoluşturmaya başladım.

Derken İnstagram ve Youtube geldi ve aslında tüm blog yazarlarının olduğu gibi senin için de, seni takip edenlerle daha kolay iletişim kurabildiğin ve sonradan adına ‘sosyal medya’ dediğimiz bir platform kurulmuş oldu…

Evet, 2013 yılında Instagram hayatımıza girdi, sonrasında ise 2015 yılında ilk Youtube videolarımı çekmeye başladık. Eşim sağolsun bu konularda çok destek oldu. Web sitemi, Youtube kanalımı, video montajlarını hep o düzenlemiştir. Sonrasında zaten aktif paylaşımlar ve takipçilerle iletişim başladı. Aslında hiçbir zaman takipçi olarak bahsetmek istemedim, hep dostlarım diyorum ? Paylaşım yaparken önceliğim hep doğallık oldu. Youtube videolarımı çekerken de hep “biz olsaydık bu videoyu izler miydik?” diye yola çıktık.

Peki ‘Şekersiz 21 gün’ programının başlangıç hikayesini paylaşır mısın bizimle? Ne zaman ve nasıl oluştu bu program?

Şekersiz 21 Gün, 2015 yılında bizim evde başladı aslında ? Eşimin tatlıya ve paketli ürünlere olan düşkünlüğü ile birlikte, ben de farkında olmadanbu tür besinleri tüketmeye başladım. Kilom çok değişmiyordu, genelde 54-55 kg aralığındaoldum hep ama zamanla halsizlik-yorgunluk vesabahları kolay kolay uyanamama şikayetlerim başladı. Öncelikle ayrıntılı bir kan tahlili yaptırdım, hiçbir sıkıntı yoktu. Tüm bu şikayetlerimin sebebi apaçık belliydi; kötübesleniyordum! Evet, maalesef bizdiyetisyenlerin de hayatında böyle dönemler olabiliyor. Eşimin ailesinde genetik olarak diyabet (şeker) hastalığı olduğu için onun da  dikkat etmesi gerekiyordu.

IMG_2096.jpg

Bu yüzden de süreyi 21 gün olarak belirledim. Su içme alışkanlığımızı da desteklemek için günde 2 litre su içme kuralı ekledim. Bu işi ciddiye almamız için, Instagram sayfamda bir post paylaştım. “21 Gün boyunca yapay şeker yok, var mısın?” yazdım ve ekledim “Şimdiden 2 kişi olduk bile!”. Aslında paylaşımı yapma amacım tamamen ikimizi motive etmekti. Ama, sonrası inanılmaz şekilde geldi. Bir anda beğeniler, yorumlar, mesajlar… Sanki herkes bir işaret bekliyordu, çok şaşırmıştım. İlk Şekersiz 21 Günhareketi bu şekilde doğdu ve zamanla büyüdü.Sonrasında kitap en büyük hayalim oldu. Tabi bu süreçte benzer programlar yada birebir kopyalamalar da yaşandı ancak tedbir olarak “Şekersiz 21 Gün” marka-patent haklarını almıştım neyseki ?

Nasıl tepkiler aldın ilk zamanlarda? ’21 gün şekersiz kalmak’ birçok kişiye ilk duyduklarında eminim ki korkutucu gelmiştir.. Sonuçta heröğünde yemeğin üzerine tatlı yeme kültürüolan bir toplumuz biz…

Çok doğru, ilk başta insanlar korktular. “Ama ben 1 gün bile duramam ki tatlı yemeden” diyenler çok oldu. Aslında onların yorumları ve istekleri de beni hep yönlendirdi, benim için gerçekten çok önemliydi. En baştan beri mottomuz hep “elimizden geldiği kadarını yapmak” oldu. 1 gün bile uygularsanız sizin için faydalıdır gibi motivasyon cümleleriyle ilerledik. Önceliğimiz her zaman sağlık oldu ve başlarda 2 kişi ile başlayan Şekersiz 21 Gün hareketi, hiçbir maddi karşılık beklemeden 60bin kişilere kadar ulaştı. Aslında bana kalırsa Şekersiz 21 Gün’ü “Şekersiz 21 Gün” yapan grup motivasyonu olmasıydı. Yani insanlar kuralları apaçık biliyordu ama kendikendilerine uygulamak yerine başlangıç tarihimizi bekliyorlardı ve bu durum beni de çokmotive ediyordu. Programlarımızda sürekli olarak kilo verme sürecinin yada sağlıklı yaşamın sadece “yeme-içme”den ibaret olmadığını, psikolojik durumumuzun ve hayata olan bakış açımızın da çok önemli olduğunu vurguladım. Buarada ilk başta 1 gün bile şekersiz duramamdiyen bir çok kişi 21 günü tamamladı ve 2 kg ile 6 kg arasında kilo kayıpları meydana geldi, bu durum kişiden kişiye göre farklılık göstermekteelbette.

Gördüğümüz kadarıyla çok güzel başarılarla devam ediyor satışların; hatta biz bu röportajı yaparken kitabının 2. baskısı da raflardaki yerini aldı, değil mi?

Evet ? Nasıl mutluyum anlatamam. 3 haftada kitabın ilk baskısı bitti ve insanlar kitaba ulaşamadıkları için şikayet etmeye başladılar, bu harika bir durumdu. İnsan yazdığı kitabı eline alınca sanki bebeğini kucağına alır gibi hissediyor. Şuan bebeğim emekleyip yürümeye başladı gibi hissediyorum ? Amacım daha çok insana ulaşıp bu beslenme bilincini yaymak aslında. Ülkemizin her şehrinden Artvinden, Karstan, Konyadan, İzmirden fotoğraflar geliyor. İnsanlar kahvaltı sofralarının yanında kitabımı okurken fotoğraf gönderiyorlar, müthiş bir duygu. Düşünsenize, ben ülkenin bir ucundaki o güzel evlere ve kalplere başka nasıl girebilirdim ki ?

IMG_2097.jpg

Peki devamı gelir mi ‘Şekersiz 21 gün’ kitabının?Ya da ileride bir gün uyguladığın farklı bir programı yine kaleme almak ister misin?

Aslında kitabın son bölümünde bununla ilgili bir ipucu var ? “Bundan sonra ne olacak?” bölümünde açıklıyorum. Gün sayısı artabilir, belki Şekersiz bir yıl ya da Şekersiz bir ömür olur, kimbilir ? Şuanda bir süre kitap yazmaya ara veririm diye düşünüyorum çünkü ofisteki çalışmalarım ve kitapla ilgili imza günleri yoğun şekilde devam edecek gibi görünüyor. Ama sonrasında mutlaka tekrar yazmak isterim. “Şekersiz 21 Gün”ü yazarken amacım ‘sadece bir diyet kitabı değil, hayata dair bir kitap’ yazmaktı ve öyle de oldu aslında, gelen tepkiler de bunu gösteriyor. Bundan sonraki çalışmalar da o şekilde olur, sadece ne yiyip ne içmemiz gerektiğine değil, duygusalanlamda iyi hissetmeye ve ruhumuzu-zihnimizi debeslemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda, kitapta Mevlana’dan sözler de mevcut ? Eşim ilk okuduğunda çok şaşırmıştı, diyet kitabında hem probiyotik anlatıyorsun, hem karınca hikayesi, hem de Mevlana’dan sözler! Nasıl olacak bu kitap demişti ? Sonradan o da çok beğendi.

Dergimizin çok değerli bir yazarı olarak seni her ay bu sayfalarda görmekten gerçekten çok mutluyuz. Yıllardır emek verdiğin ve hayalini kurduğun kitabını da bastın; bir sonraki hayalin, planın nedir peki, bizimle paylaşmak ister misin?

Hedefler çok var, hayaller bitmez, bitmemeli zaten. Ben hayallerle beslenen bir insanım.Danışanlarıma da, sosyal medyada tanıştığım ve gönüllü olarak destek verdiğim binlerce insana da anlatmak istediğim herşeyden önce istemek.

1-3.jpg

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

giriş

Don't have an account?
kaydol

şifre sıfırla

Back to
giriş

kaydol

Back to
giriş
Tür Seç
Kişilik Testi
Kişiliğin hakkında sonuçlara varılan birkaç seri soru
Bilgi testi
Genel kültürü test edebileceğin bir seri soru
Hikaye
Resimli ve metinli içerikler
Liste
Klasik sıralı liste içeriği