Viyana Rehberi

Her şehrin ayrı bir ruhu olduğuna inanıyorum. Her şehir barındırdığı farklı kültürlerle birlikte size bambaşka hissettiriyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin her


www.simayyilmaz.com@simaylmz 

Her şehrin ayrı bir ruhu olduğuna inanıyorum. Her şehir barındırdığı farklı kültürlerle birlikte size bambaşka hissettiriyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin her bir şehirde farklı hissettiğinize ya da hissedeceğinize eminim. Gökkuşağındaki renkler nasıl birbirinden farklı ve her biri birbirinden farklı güzel tonlardaysa her şehrin hikayesi de bambaşka bir renge sahip. Gittiğiniz yeni bir şehrin ruhu sizi içine çekebiliyorsa o gezinizin size mutluluk vermemesi imkansız.

Viyana’nın ruhu beni ilk günden içine çeken ve her geçen günde bana mutlu hissettiren bir özelliğe sahipti. Sokaklarında gezdiğim her anı hala aklımda diyebilirim. 6 dolu dolu gün geçirmekle kalmadım Viyana’da oranın kültürünü az çok tanıdım. İnsanlarıyla vakit geçirdim. İlk iki gün turist gibi gezdikten sonra diğer günlerde benimsedim Viyana’yı. Her yerini biliyormuşum gibi sokakları döndüm. Sabah erkenden kalkıp kahvemi alıp yürürken dükkanlarını açan esnaflara gülümsedim. Aldığım birçok karşılık da mutlu olmama yetti bile.

Bir şehri yanınızda kimse olmadan da çok keyifli geçirebilirsiniz. Tabiki de sevdiklerinizle tadı bir başka ama ben bir günümü tamamen tek başıma geçirmeye adadım. Böylece Viyana beni daha çok büyüledi, daha içli dışlı olduk bu harika şehirle.

Gezilecek yerlere geçmeden önce Viyana’nın çok sanatsal bir şehir olduğunu söylemeden geçemem. Her an her yerden kulağınıza bir piyano sesi ya da hoş bir müzik gelebilir. Müzik okulları da şehrin merkezinde yerlerini alınca haliyle caddelerde bu seslere tanık olmak oldukça muhtemel. Zaten birçok kafe ve restaurantta canlı müzik var, jazz ya da klasik müzik ağırlıkta oluyor. Viyana mimarisiyle, müziğiyle, sakin renkleriyle size huzur verecek.

 

Schönbrunn Sarayı

Tamamını gezmek için bir gününüzü ayırmanız gereken görkemli saraya büyük demek yetersiz kalır, bahçeleri de göz önünde bulundurulduğunda devasa bir alan sizi karşılıyor. Hanedanlığın yazlık sarayı olarak kullanılan bu sarayın bahçesinde gezebileceğiniz bir hayvanat bahçesi, harika manzarası olan bir kafe ve içinde kaybolacağınız bir botanik var. Sarayın odalarını gezmek için 22 odalık turu ya da 40 odalık turu tercih edebilirsiniz. 

Hofburg Sarayı

Hofburg Hanedanlığı’nın kışlık sarayı olarak geçen bu mükemmel mimariye sahip yapı şehrin birinci bölgesinde yani oldukça merkezde yer alıyor. Hofburg Sarayı’nın özellikle avlusunu görmelisiniz, harika yapıların sizi çevrelediği bir alan yaratılmış. Aynı zamanda Kraliçe Sisi’nin galerisini de görebilirsiniz.

 

 

 

Belvedere Sarayı

Viyana’da gezmeniz gereken üç sarayın sonunda yer alan bu saray diğerlerine göre daha küçük. Küçük olsa da içinin muhteşemliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Dekorlarda tarihin o harika dokusunu göreceksiniz.

 

 

St. Stephen Katedrali

Stephansplatz’da yer alan alışveriş caddesinin tam ortasında devasa bir şekilde kendini gösteren bu kiliseyi mutlaka görmeniz gerek. Sadece içini görmekle kalmayıp sayısı hatırlamadığım birçok merdiveni çıkıp katedralin kubbesinden Viyana’ya yukarıdan bakabilirsiniz. Merdivenleri çıkabileceğine güvenenler bu deneyimi yaşamadan Viyana’dan dönmemeli. Sonucunda mükemmel bir görüntü ile karşılacağınıza emin olabilirsiniz.

 

 

Rathaus

Bir belediye binası daha ne kadar güzel olabilir ki diye düşünüyorsanız cevabını Viyana’da alabilirsiniz. Kış aylarında önünde açılan buz pisti ile ziyaretçilerini karşılayan Rathaus, yılbaşı zamanında da Christmas marketlere ev sahipliği yapıyor. Hiçbiri olmadığında bile önündeki bahçesinde gezmek için harika bir yer.

 

 

Parlemento Binası

İçerisine girip gezmesenizde önünde durup fotoğraf çekmeniz ya da çekinmeniz gerekir bence çünkü Viyana’daki yapılar arasında benim de favorilerimden olan ve görselliğiyle ön plana geçen bir yer. Rathaus’tan biraz ilerdiğinizde karşınıza çıkacaktır zaten.

 

 

Albertina Müzesi

Birbirinden güzel sergilere ev sahipliği yapan bu özel müze sürekli olarak yer alan koleksiyonlar dışında birçok süreli sergi de yer alıyor. Sergileri gezdikten sonra üst katta size çok etkileyecek Dük Albert’ın salonlarını ve odalarını görmeden çıkmayın. Dekorasyon, ışıklandırmalar sizi büyülemekle kalmıyor alıp o eski dönemlere götürüyor.

 

 

Sanat Tarihi Müzesi

Resim sanatına ilgi duyanların özellikle görmesi gerek bir yer. Gezmesi yaklaşık 3 saati bulan bu müzedeki tablolarda kendini kaybedebilirsiniz. Her biri belli dönemlere göre ayrılmış olan eserler ve sanatçıların yer aldığı büyük odalarda asılan resimler birbirinden mükemmel. Sadece Tablolar değil aynı zamanda bu müzenin iç mimarisi de göz kamaştırıyor. O yüzden içerisinde bulunan kafede bir kahve keyfi de yapmayı unutmayın.

———————

Bana göre kültürel anlamda bir turist olarak başlıca gezilmesi gereken yerler yazının öncesinde yazdıklarım fakat bunlar dışında Doğa Tarihi Müzesi, Sigmund Freud Müzesi, Mozart Heykeli ve Museums Quartier bölgesinde yer alan Mumok, Lepold Müzesi de gezinize ekleyebileceğiniz önemli yerler arasında yer alıyor.

 

 

Viyana’da gezmekten en çok keyif aldığım kesinlikle ara sokaklarıydı. Dediğim gibi iki gün turist gibi gezdikten sonra kalan günlerde ara sokaklarında keşiflere başladım. Özel galerileri gezdim, antikacıların kokusunu içime çektim, burnuma gelen nefis kek ve kahve kokularını takip ettim, sakin sokaklarda doyasıya vakit geçirdim. Beni en çok mutlu eden anlar sokak gezileriydi çünkü Viyana’da ara sokakları gezerken karşınıza nasıl bir güzelliğin çıkacağını hiç bilmiyorsunuz durum böyle olunca gezmesi de pek keyifli oluyor.

Bir şehri güzel yapan en önemli unsurlardan birinin de o şehre ait lezzetler olduğuna inanıyorum. Bu durum sanırım yemek yemeyi çok seven biri olduğumdan tam olarak ayrımı yapamıyorum. Viyana’ya giderseniz snitzel yemeden dönmeyin bir tabak büyüklüğünde gelen tavuğunuzun yanına oraya özgü minik salata tabaklarını da isteyin. Viyana’da özellikle kafelerde keklerin ve tatlıların son derece lezzetli olduğunu söylemeliyim. Kahve kültürü şehrin her noktasında kendini gösterdiği için haliyle kahvenin yanında yiyeceğiniz tatlı atıştırmalıklar da Viyana’da çok ünlü. Çikolatalı tartlardan tutun, bademli kremalı keklere kadar nefis tatlar sizi bekliyor. Tabii bir de çikolataları var onları hiç söylemiyorum bile Viyana seyahatiniz sonuna saklayın çikolata konusunu, benim gibi bir dolu alacağınıza eminim!

 

 

Yeme içme konusunda bir turist gibi davranmadım yani klasikleşen mekanlara gitmekten kaçındım böylesi çok daha iyi hissettiriyor bana çünkü turistlerle birlikte bir mekanda vakit geçirmektense Viyana’nın yerlisinin çoğunlukla yer aldığı bir mekanda vakit geçirmeyi tercih ediyorum. Bu sayede kendinizi daha çok o şehirdenmiş gibi hisssetmekle kalmayıp gezdiğiniz şehrin insanını da tanımış oluyorsunuz.

Kahve için Kaffemik durağını seçtim kendime üçüncü dalga kahvelere önem veren pek çok şehir gibi Viyana’da bu mekan da iyi kahve konusunda beni etkilemeyi başardı. Tatlı yemek için Simply Raw Bakery’i tercih ettiğim tamamen doğal ürünlerden yaptıkları tatlıların tadı hala damağımda desem yeridir. Cafe Diglas’ta piyano eşliğinde sıcak çikolata içtim ve içtiğim en iyi sıcak çikolata olduğuna bahse girerim. Phil’de yer alan yabancı kitapları karıştırken bir kadeh şarap içtim. Jaja’s Low Carb Cafe Bistro’da kahvaltı yaptım bu sırada kafede yer alan birkaç dergiyi okudum. Gerstner’in üst katında cam kenarında oturup opera binasına karşı macaronlarımı yedim. Kısacası her bir mekanda Viyana’nın tadına vardım, keyif dolu saatler geçirdim. Viyana’nın her bir rengini farklı mekanlarda keşfettim ve kesinlikle tüm bunlar beni mutlu etmekle kalmadı bana inanılmaz hissettirdi.

 

Umarım siz de gittiğinizde benim gibi Viyana’yı benimsersiniz ve her köşesinde bambaşka hisleri yaşarsınız. Viyana’yı gezerken eski bir filmin içinde gibi hissediyor insan kendini sanatıyla, mimarisiyle, tatlarıyla, kültürüyle beni etkilemeyi son derece başardı. Geçirdiğim günlerin her saati aklımda yer edindi, yazarken bir kez daha mutlu hissettirebiliyor bana bu şehir.
İçinizdeki keşfetme ruhu hiç yok olmasın! Seyahat anılarınızı her hatırladığınızda ya da anılarınıza ait fotoğraflara her baktığınızda yüzünüzdeki o gülümseme hiç kaybolmasın. 🙂

 

Simay Yılmaz

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

giriş

Don't have an account?
kaydol

şifre sıfırla

Back to
giriş

kaydol

Back to
giriş
Tür Seç
Kişilik Testi
Kişiliğin hakkında sonuçlara varılan birkaç seri soru
Bilgi testi
Genel kültürü test edebileceğin bir seri soru
Hikaye
Resimli ve metinli içerikler
Liste
Klasik sıralı liste içeriği