Sevgiler Benodan

Yıllar önce, sadece yakın çevresiyle yeni hayatını paylaşmak için açtığı @benonunblogu hesabıyla bugün, 220 bin kişilik kocaman bir aileye sahip bir Benokız o... O k


Yıllar önce, sadece yakın çevresiyle yeni hayatını paylaşmak için açtığı @benonunblogu hesabıyla bugün, 220 bin kişilik kocaman bir aileye sahip bir Benokız o… O kadar samimi ve içten ki tüm paylaşımları, anlattıkları, yaşadıkları; onunla yolu kesişen bir daha kopamıyor ki mutluluk yayan enerjisinden!

Benokız ile, hayatına dair anılarını, misafirini, yaşadıklarını ve sadece birkaç ayda 10. baskıya ulaşan bestseller kitabı “Sevgiler Beno’dan”ı anlattığı çok keyifli bir ropörtaj gerçekleştirdik…

Bikutumutluluk ailesi olarak seni, misafirinle tanıştığın sıralarda tanıdık instagramdan. O günlerde nefeslerimizi tutmuş, her paylaşımını yüreğimiz hop ederek dikkatle takip ediyorduk. Çok şükür ki o günler geride kaldı…. Seni tanımayan okuyucularımız için bize biraz kendinden ve hikayenden bahseder misin?

 

Ben kendimden bahsederken biraz zorlananlardanim, ne yazacagimi nereden baslayacagimi bilemem Klasik bir giris yapayim en iyisi:) Ben benokiz, 5 kasim gunu dunyaya gozlerimi açmışım, 29 yaşında, kendine has kucuk dunyasinda yasayan birisiyim… 

Üniversitede siyaset bilimi ve uluslararasi iliskiler egitimi almis olsam da bolumumle ilgili bir meslek yapmadim hic. Mezun olduktan hemen sonra ayni zamanda okul arkadasim olan sarioglanla hayatimizi birlestirdik. Çalışmayı hep istesem de bir gun gercekten mutlulukla ürettigim, çalisirken ayni zamanda keyif de aldiğim, faydali da olduğum, içerisinde kendimi de gerçeklestirdiğim bir işim olsun diye sabirla bekledim, bunun üzerine çalişmalar yapiyordum ki ara vermek durumunda kaldim, kapimi bir misafir çaldi…Bu misafir uzaklardan kanser ülkesinden geliyormuş, kapiyi açtim ve içeri buyur edip ağirlamaya başladim…

Bikutumutluluk ekibiyle tam da o siralar tanişmişiz demek ki…Sizinle tanişmamiza vesile olan instagram hesabimi da yaklasik 4 senedir lifestyle blog tadinda kullaniyorum, bir benokizin hayatindan anilar biriktiriyorum, paylaşiyorum, paylaştikca mutlu oluyorum, kisacasi bana iyi geliyor bloğum… En zor zamanlarimda da birakmadim hiç paylaşmayi…Hiç tanimadigim insanlarin en içten hisleriyle ettiklerine inandigim dualarina sahit oldum, benim icin mucizevi ve cok kiymetli bir duygu gercekten, hepsinden Allah razi olsun.. Ve sonra bildiginiz gibi ilk goz agrim, hayalim, kitabim, “sevgilerbenodan” i yazdim yaklasik 4 ayda 10. baskisini tamamlamak uzere…bu denli sahiplenilmesinden dolayi yasadigim mutluluk tarif edilemez, beni kalplerine misafir eden, basucu kitabi yapan herkese gonulden tesekkur ediyorum buradan da…

Ve ben ömrüm yettigi surece bu dunyadaki masalima, kaderimle gelenlere umutla, inancla, kucuk mutluluklarla sarilip devam edecegim insallah.

 

 

Benonunblogu.com olarak başladığın internet serüveninde, yaptığın samimi paylaşımlar ve içten yazılarınla instagramda da kocaman bir aile edindin kendine. Tüm takipçilerinle tek tek ilgilenip, herkese cevap vermen, seninle ilgili paylaşılan fotoğrafları takip etmen o kadar içten ki… Nasıl başladı instagram maceran? Şu anda Bloğunun önüne geçtiğini söyleyebilir miyiz?

 

Kocaman bir aile diye tabir etmissiniz ya oyle icimden hissediyorum ki bu tanimlamayi…

Bu nedenle de “takipci” kelimesini sahsim adina kullanmayi sevemedim bir turlu ayip geliyor… daha dogrusu mekanik geliyor diyeyim.

Beni takip etmeye layik bulan, masalima ortak olan, guzel enerjileriyle yanimda oldugunu hissettiren herkes benim tanimadigim arkadaslarim, kizkardeslerim aslinda.

İnstagram maceram bundan yaklasik 4 sene once evlenip ailemden, arkadaslarimdan ayri bir sehre yerlesmemle basladi diyebilirim.Telefonlasiyorduk elbette ki ama yetmiyordu…Onlardan uzakta bir sehirde, Evimdeki hayatima ortak olsunlar, gittigim yerleri giydigim kiyafetleri, kurdugum sofralari gorsunler, kahvelerime, hobilerime, yazdiklarima kisacasi “an” larima sahit olsunlar diye actigim tamamen sahsi bir hesapti baslarda.ve daha sonra bes on kisilik minik hesabimin kilidini actim, aslinda ben bana yabanci bir dunyaya evimi, kalbimi acmis oldum…paylastikca mutlu oldum, paylastikca cogaldim, yeni insanlar tanidim, ben de yeni dunyalar gordum, yeni pencereler araladim…ve bu gunlere geldik hepbirlikte, bir suru anilar biriktirdigim gun gectikce buyuyen benonunblogu ailesiyle…

 

İnstagram daha interaktif bir ortam daha kolay ve hizli bir kullanimi var tabi web sitesine gore, uzun zamandir yogunluklarimdan dolayiwww.benonunblogu.com web siteme birseyler yazamiyorum.vakit bulabilirsem orada da yayin yapmayi devam ettirmek istiyorum.

“Sevgiler Beno’dan”, bugüne kadar okuduğum tüm kişisel gelişim kitaplarından çok daha eğitici ve motive edici, bunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim; çünkü orada yazan herşey tamamen gerçek! Yazdığın tüm satırlar, Beno’nun hikayesi’nin birer parçası, gün geçtikçe seni olgunlaştıran, Beno yapan deneyimler aslında… Kitabının hikayesinden bahsedebilir misin? Ne zaman başladı kitap yazma hayalin?

 

Oncelikle kitabim hakkindaki bu icten ve zarif satirlariniz icin cok tesekkur ederim beni utandirdiniz gercekten. kisisel gelisim kitaplarina asla haksizlik etmek istemem,oyle kocaman iddialarim yok benim, kendime yazar bile diyemiyorum ben sizin de dediginiz gibi nacizane deneyimlerimi paylasmak istedigim bir kitap aslinda…

Ancak Kitap yazma hayalin ne zaman basladi derseniz iste o cok eskilere dayaniyor…

 

Yazmayi hep cok sevdi benokiz.oyle ki ilkokul 5.sinifta yazdigim bir hikayemi o zamanin hurriyet cocuk ekine yollamistim annemlerden gizli Gerci bu isi neden gizli yaptigimi hala anlamayiz ailecek..Yayinlandiginda cok mutlu olmustum.Neyse okul donemlerimde en keyif aldigim eylemdi kompoziyon yazmak, hic birakmadim yazmayi, yazarak mutlu olanlardanim anlayacaginiz. Blog yazmak da bu tutkumun bir sonucuydu,  kitap yazmak da buyuk hayallerimden biriydi. Zaten surekli yaziyordum, bir birikimim vardi hayata dair kisa kisa yazilarimi ilham geldikce yazardim ara ara da paylasiyordum benonunblogu instagram hesabimdan, cok ilgi goruyor, guzel geri donusler aliyordum hatta keske bir kitap yazsan da okusak diyorlardi…

Her serde bir hayir vardir derler ya oyle dogruymus ki bizzat yasarak da deneyimlemis oldum..Biliyorsunuz bana bir misafir geldi, o donemde de yazmayi birakmadim hic, bir motivem de yazmak oldu diyebilirim..Ve sonra hayalimdeki kitaba “yasadigim masalima” giren misafirim de dahil oldu..Demek ki olmasi gerekiyormus… Ama ben sadece misafirimi konu alan bir kitap olsun istemedim, hayata dair hepimizden birseyler olan yazilarim da olsun istedim… okuyana umut olsun, isik olsun istedim…. Çunku ben aslinda yazdiklarimi en-basta kendimi terapilemek icin yaziyordum, simdi bana iyi gelenlerin hic tanimadigim insanlara da iyi geldigini duymak benim en buyuk mutlulugum.Bana bu duygulari yasatan Allaha sukurler olsun.

“Verdikçe tükenmez, paylaştıkça çoğalır insan” diyorsun kitabının bir bölümünde; öylesine doğru ki! Ve bunun gibi onlarca deyişin var kitapta. Hepsi de aslında bildiğimiz ama maalesef unutmaya başladığımız değerleri hatırlatıyor bize…
Yapım geregi sanirim gozlem yapmayi cok seviyorum.Antenlerim açıktır genelde, elbette ki hepimiz insaniz hicbirimiz mukemmel degiliz, yanlissiz degiliz, yaniliyoruz, hatalar yapiyoruz.Çogumuz birseyleri basimiza geldikten sonra idrak ediyoruz, yanlisimiz varsa ancak oyle duzeltiyoruz ama gozlemler sonucu edinilen bilgileri ve baska insanlarin deneyimlerinden faydalanmayi da cok degerli buluyorum…

Iste ben de bu nedenle hep paylasmaktan yanayim.

‘Verdikce tukenmez, paylastikca cogalir insan’ sozu  de hayatim icin kilit cumlelerdendir.. Hem gercek hem de mecazi anlamda… Verene fazlasiyla hediyeler geliyor Allahtan… Kitaptaki buna benzer cumleler ya kendi deneyimlerimden ya da gozlemlerim, gorduklerim sonucu kaleme dokulenlerdir… Hayatlarimiz cesitli imtihanlarla geciyor bunlar sonucunda da deneyimlerimiz bize kar kaliyor iste. Hayat antenlerimiz acikken, farkindaliklarimiz yuksekken daha anlamli bence…

Aslında seninle ilgili merak edilen herşeyi, tüm yaşadıklarını kitabında anlatıyorsun sevenlerine. Ancak ben yine de sormak istiyorum kitabını henüz okumayanlar için; kahverengi misafirinle tanışmanın, fiziksel olarak seni çok çok zorladığını ve değiştirdiğini tahmin edebiliyoruz tabii ki. Ancak benim merak ettiğim bu “sınanma” seni ruhsal açıdan nasıl değiştirdi? Önceden de böyle pozitif düşünceli, zorluklara karşı dik duran ve küçük mutluluklarla mutlu olan bir insan mıydın?

 

Evet fiziksel olarak hic kolay donemler gecirmedim , cok nazli bir yapim da yoktur aslinda agrilara acilara karsi genel olarak… Ancak misafirim icin tedavi aldigim donem daha evvel hic yasamadigim turde agrilar ve acilar tattim bedenen…Agri kesicilerin ilaclarin fayda etmedigi hadiselerdi, ama sizin de dediginiz gibi sinanma yani imtihanimin bir parcasi olarak kabul ettim hepsini…Sanirim buradaki kilit kelime kabul etmek, ben yaradanin gonderdigi misafirimi kabul ettim, onunla savasmadim, kalmasi gereken zaman kadar kalacak ve ugurlayacagim dedim hep…

Hayatta hepimizin turlu turlu imtihanlari oluyor elbette ki benim de ilk imtihanim degildi, bu misafirimden evvel hayatimin bazi donemlerinde zorlu zamanlar gecirdim, birseylerin yokluguyla sinandim her insan gibi ama o donemlerde de isyan etmedim hic…Hep kabullenme yolunu sectim..

 

Tabi şu da bir gercek ki yasadiklarim arasinda en zorlu gecen imtihanlanma surecim bu son imtihanim oldu..Hem bedenen hem de ruhen acilarin oldugu bir surec… O nedenle de elbette ki bu misafirim cok sey katti bana…ancak oncesinde, simdiki halime ve tavrima cok uzak biri olsaydim zaten bu sekilde agirlayamazdim sanirim. Ama “ogrendim bitti”, “olgunlastim tamam” diyemiyorum hicbirsey icin… Hayatta herseyi yasayabiliyor insan, inisler de var cikislar da.

Yani yasamlarimizda hersey iyi giderken cogumuz tesekkur bile etmezken kotuye gittigi anda hayata kusup isyan edebiliyoruz, bu bana dogru gelmiyor… Bu yuzden de kendimi bu yonde egitmeye cabaliyorum hep… Sikayet etmek yerine kabul etmeye, isyan etmek yerine sabretmeye, umutsuzluga dusmek yerine teselliler bulmaya calisiyorum.

 

Kitabının devamını yazmayı düşünüyor musun? Yeni yılda aklında ne gibi projeler var?

 

Yazmak bende bir tutku, kelimelerle oynamayi seviyorum, yasadigim masalimi cumlelerle bulusturmayi seviyorum, ozetle yazarak mutlu oluyorum ben.

Sevgiler benodan kitabim hayaldi gercek oldu sukurler olsun…

Ve oyle icten birsekilde sahiplenildi ki, oyle guzel kalplere misafir oldum ki bu cok kiymetli benim icin…

Bu yola ciktigimda kitabimin bu denli sevilecegini dusunmemistim daha dogrusu hesaplamamistim diyeyim, bana bu hisleri yasatan butun kalplere tekrar tekrar tesekkur ederim sizin vesilenizle de ..  

Bu nedenle de Benokiz yazmaya devam ediyor, neden olmasin kismet olursa yeni benokiz kitaplari da bulusur guzel kalpli okuyucularimla…

Kitabin disinda cok keyifli projelerin de hazirligindayim aslinda, tabi ki zamanla tum heyecanlarimi paylastigim gibi onlari da paylasmis olacagim sizlerle…

Son sorum tabii ki kahve’yle ilgili ? Sayfanda da, kitabında da kahvenin senin için yerinin başka olduğunu dile getiriyorsun. Hatta o kadar ki, kahveni köpüksüz bol kaynamış içmeyi sevdiğini bilmeyen yok… Kahve severlere söylemek istediğin birşey, anlatmak istediğin bir anın var mıdır?

Instagram gunlugumde çokça kahvelerimi de paylasiyorum. Yillardir kahve paylasimlarimin altina  #benoilekahve etiketini de eklerim hatta beni izleyen arkadaslarim da kahvelerine bu etiketi koyar oldular, bu paylasimlari gordukce oyle mutlu oluyorum ki…

Kahveye olan tutkum da seneler oncesine dayaniyor, oyle ki kahve sevmeyen arkadaslarimi bile sade, bol kaynamis turk kahveme alistiririm genelde Kahvem diyorum cunku aslinda cogumuzun alisik oldugu bir kahve degil, ozel cekim koyu renk daha dogrusu sert bir kahve iciyorum, hatta benim kahveme alisan arkadaslarim artik baska kahve icemez olduklari icin de onlara da ozel cektiriyorum, kimbilir belki yakinda benokiz kahveleri cikar satisa…Çunku bu yonde cok fazla talep almaktayim sanirim artik dayanamayip bu projeyi hayata gecirecegim.

Peki neden kaynamis ve kopuksuz diye soracak olursaniz? Aliskanlik diyelim.kopuklu kahve sevemiyorum bir turlu, garip gelecek belki ama sanilanin aksine  kopuksuz kahve yapmak kopuklu kahveye nazaran daha zahmetli aslinda..Çunku kopuksuz kahveyi elde edebilmeniz icin sabirla basinda bekleyip karistirip kaynatmaniz gerekiyor dakikalarca..Bu sekilde kahvenin kaynadikca su ile daha fazla ozdeslestigini dusunuyorum.bu da lezzetini arttiriyor bence.Yani benokiz stili sade, bol kaynamis kopuksuz kahve bu sekilde pisiyor sizin vesilenizle buna da yanit vermis olayim..

Ben misafirlerime de hep bu sekilde pisiririm kahvelerimi, eger beni yeni taniyan insanlarsa ilk basta garip karsiliyorlar hatta kopuksuz oldugu icin ozenmedigimi dusunenler bile oluyor ancak beni tanidiktan ve kahvemi tattiktan sonra zaman icinde onlar da benokiz usulu kahve icmek istiyorlar…

 

Son olarak , bir minik dikdortgen kutuyu mutlulukla, keyif veren esyalarla dolduran, guzel fikirleriyle isildatan ve bunu her ay muhtesem bir enerjiyle yapan @bikutumutluluk ekibine cok tesekkur ederim…Benokiz da kendisini ait hissettigi bu ayin kahve kutusuna ilişmiş olmaktan dolayi çok mutlu…

Güzellikler hep sizinle olsun, ve bu tatlı ekip bizleri de hep güzelliklerle buluştursun…


Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

giriş

Don't have an account?
kaydol

şifre sıfırla

Back to
giriş

kaydol

Back to
giriş
Tür Seç
Kişilik Testi
Kişiliğin hakkında sonuçlara varılan birkaç seri soru
Bilgi testi
Genel kültürü test edebileceğin bir seri soru
Hikaye
Resimli ve metinli içerikler
Liste
Klasik sıralı liste içeriği