Bir Benokız Köşesi


Merhaba bimutludergi okuyucuları;

Merhaba yeni köşem,

Merhaba yeni cümleler;

Merhaba burada tanışacağım yeni dostlar.

Merhaba beni tanıyan eski dostlar;

Merhaba yeni serüvenim…

Merhaba yeni mutluluklar;

Merhaba yeni sohbetler! 

Bir merhaba değil midir herşeyin başlangıcı? 

Ben de yeni köşeme merhabalarla giriş yapmak istedim. Şu an beni okuyan ve mutluluk arayan her kalbi merhabayla karşılamak istedim…

Günlük hayatlarımızdan azalmadı mı sizce de merhabalarımız?

Kabul ediyorum; hepimizde bir koşuşturma hali, hayatta zorluklar çoğaldı, tahammüller azaldı ama durum böyle diye olumsuz düşünmeye izin vermemeliyiz diye düşünüyorum…

Her güzellik, her gülümseme, her iletişim bir adımla başlar.

Peki ne yapmalı? 

Sıcacık bir “merhaba” ile hem kendinizi iyi hissedip, hem de iletişimde olduklarınızı iyi hissettirmekle başlayabilirsiniz örneğin.

Güne başlarken evde varsa birlikte yaşadığınız insanlara,

hatta varsa pet hayvanınıza…

Asansörde karşılaştığınız hiç tanımadığınız birisine..

 

İşyerinizdeki çalışma arkadaşlarınıza…

Uğradığınız marketteki kasiyere, 

Bankada işleminizi yapan vezne görevlisine; 

Avm girişlerindeki güvenlik görevlilerine…

 

Bu liste uzar da gider, gün içinde öyle çok kişiyle karşılaşıyoruz ki…

Ama çoğunu görmezden geliyoruz aslında, selamlaşmıyoruz, suratlara boş bir bakış atıp yürüyüp gidiyoruz.

Halbuki yalın, kısa ama sıcacik bir kelime “merhaba”…

Sakınmayalım olmaz mı kimselerden merhabamızı; hatta gelin bize soğuk soğuk  bakan birine daha da gülümsemeli bir merhaba diyelim ☺

Yumuşasın kalbi onun da; çünkü kalpler, işte böyle minik minik mutluluklarla yumuşar…

Minik minik mutluluk demişken de artık bimutludergi’nin bir köşesinde benokızın da her ay düzenli olarak yer alacağını duyurmak isterim. Her yeni kutuda sizlerle buluşacak olmak mutluluk verici, şimdiden kıymet verip, zaman ayırıp okuyan ve okuyacak olan herkese gönülden teşekkur ederim

Bilenler vardır belki, geçen ay “Sevgiler Benodan” kitabım için bir ropörtaj yapmıştık bikutumutluluk ekibiyle… Sizler tarafından çok sevilmiş ve ilgi görmüş, beni burada düzenli olarak görmek isteyenler olmuş Onlar da sağolsunlar, hep mutlulukla varolsunlar 

Bu güzel ekibe kafamda bir minik soru işareti bile olmadan dahil olmam aslında yaptıkları işin güzelliğinden ve sıcaklığından…

 

 

Ne zaman takip etmeye başladım çok hatırlayamasam da uzun bir süre oluyor sanırım.

Keşfettiğimde konseptleri bana öyle tanıdık gelmişti ki… Hediyeleşmeyi oldum olası çok severdim, özellikle de hediye hazırlayıp vermeyi…

Vereceğim hediyeleri bir konseptle hazırlamak resmen ruhuma terapi gibi geliyor her defasında..

Bir büyük hediyedense mini mini hediyelerden oluşan bir paket kimi mutlu etmez ki… Hem de bir konsepti varsa daha da anlamlanır, öyle kıymetli ve pahalı eşyalardan bahsetmiyorum, zaten hediyeleşmenin anlamı pahasında değil de ince düşüncesindedir…

Hediyeleşmek için illa ki özel günler mi beklenmeli? Bence hayir.

Hatta sanki özel günlerin dışında daha da keyifli ve anlamlı hediyeleşmek…

Bir sebep olmadan düşünmek ve düşünülmek çok kıymetli, siz de deneyin olmaz mı? Minicik bir hediyeyle hiç tanımadığınız bir çocuğun gözündeki ışıltı olun mesela; ya da iş arkadaşlarınıza sebepsiz kek pişirip götürün… Eve giderken ailenize sevdikleri bir meyveyi alın götürün; yeni taşınmış bir komşunuzun kapısını bir demlik çayla çalın…

İşte bunlar da hediyeleşmektir aslında ve öyle mutlu eder ki hem hediye vereni hem de hediyeyi alanı… Hayat böyle minik minik mutluluklarıyla güzel ve anlamlı… İşte bu yüzden de bi kutu mutlulukla tanıştığım günden beri yakın hissediyorum kendime, adı gibi hayata geçirdiği proje de öyle hayatın içinden ve hayatı güzelleştirmeye yönelik ki…

Bana çokça gelen sorulardan bir tanesi aslında hayatını nasıl her şartta güzelleştirebiliyorsun sorusu…

Tek ve iddialı bir cevabı yok aslında, kimse için de yoktur diye düşünüyorum. Ama birşeyleri güzelleştirmek için en başta çaba gerekiyor bence… Çaba olmadan başarı gelir mi hiç? Çaba olmadan ilişkiler yolunda gider mi hiç? Çaba demek emek demek, özveri demek… İnsan güzellikler içinde yaşamak isterse çabalar, emek eder ve güzelleştirir dünyasını… 

E tabi tüm bunların yanında görünmez umut ve inanç kapsülleri yutması da önemli 

Güzellikleri bir başkasından beklemeden, minicik dokunuşlarla değişim başlayıverir aslında, yeter ki istesin insan…

 

Yeter ki görmeyi bilelim bize iyi gelecek, bize şifa olacak renkleri, hayat ışıklarını, mucizeleri…

Bir başlarsa insan görmeye, bir başlarsa gördükleri için gönderene teşekkür etmeye, işte o an her şartta mutlu olmayı, her şartta bir güzellik görebilmeyi de başaracaktır.

Bu ayki yazım, tadını biraz “merhaba”lardan, biraz “minik mutluluklar”dan, biraz da hediyeleşmekten aldı sanırım…

İnşallah pişirdigim bu yemeği keyif alarak okumuşsunuzdur 

Gelecek aya, yeni malzemelerle, yeni lezzetlerle pişirdigim yazımla görüşmek dileğiyle…

Minik mutluluklarınız eksik olmasın hayatlarınızdan…

Sevgiler Benodan 

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

giriş

Don't have an account?
kaydol

şifre sıfırla

Back to
giriş

kaydol

Back to
giriş
Tür Seç
Kişilik Testi
Kişiliğin hakkında sonuçlara varılan birkaç seri soru
Bilgi testi
Genel kültürü test edebileceğin bir seri soru
Hikaye
Resimli ve metinli içerikler
Liste
Klasik sıralı liste içeriği